Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Belediye Başkanımız Selahattin Ekicioğlu’nu makamında ziyaret etti.
CHP Doğa Hakları
ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili
Evrim Rızvanoğlu, altın madeni projesine karşı farkındalık programı
çerçevesinde Kırşehir'deydi.
Cumhuriyet Halk
Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı,
İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, maden faaliyetlerine ilişkin
incelemelerde bulunmak üzere 14 Ocak 2026 Çarşamba günü Kırşehir’e geldi.
CHP İl Başkanı Baran
Genç, milletvekilimiz Metin İlhan, Merkez İlçe Başkanı Gürkan Yağmur ve
Belediye Meclis Üyelerimizin de bulundukları ziyarette kendileriyle, ilimizin
içme suyu kaynaklarını, tarım ve hayvancılık alanlarını ve yüzlerce yıllık
kültürel mirasını tehdit eden ve ÇED Raporu nihailendirilen altın madeni
projesine karşı yapılan çalışmalarla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.
Çimeli’deki saha
incelemesinde bir açıklamada bulunan Belediye Başkanımız Selahattin Ekicioğlu,
şunları ifade etti:
“Bulunduğumuz bölge Çimeli Köyü, arka
taraf Kervansaray Dağlarının tamamı. Burada bildiğiniz gibi Koç ve Fernas’ın maden
aramak için ruhsat alma çabaları var. 2 kez İDK'da toplantı yaptık ve
sonrasında 3. İDK'dan geçti. Ama şu an yargı süreci başlıyor.
Bu
bölge tarım ve hayvancılığın güçlü olduğu bir yer. Hemen dağın öbür tarafı
Seyfe; diğer tarafı da Kılıçözü deresi. Burada madenler çıkarılmaya başlandığında
“kimyasallar, siyanür kullanmayacağız” diyorlar. Diğer kimyasallar herhangi bir
kazada, depremde, doğal afette ve hatta bir kaymada İliç’teki gibi sıkıntılara
neden olabilir. Hatta sol tarafımız Akpınar, deprem hattı.
Burada
herhangi bir kazada atıklar, kimyasallar kaçtığı zaman Kılıçözü deresinden
Kızılırmak havzasını zehirleyecek. Kızılırmak’tan da Ankara'nın suyunu. Biz de
uzun vadede Kızılırmak’tan arıtma kurup su almayı düşünüyoruz.
Buradan
çıkarmayı düşündükleri madenle ilgili; değerli elementler var, ister istemez
bunları çıkarırken kimyasal kullanacaklar ve bu kimyasallar da Kızılırmak
havzasını tehdit ediyor. Öncelikle 6 buçuk milyonluk Ankara, 250 bin nüfuslu
Kırşehir ve 250-300 bin nüfuslu Kırıkkale'yi tehdit eden bir çalışma bu. Bu
bölge Kırşehir'in su havzası. Bu dağın olduğu bölge Kırşehir susuz kalacak. Bu
bölge de 950 metre derine inecekler, bu derinliğe indiklerinde ister istemez o
sular oraya kaçacak ve Kırşehir susuz kalacak.
Çıkan
bu madenler eğer Kırşehir’den daha değerli ise çıkaralım ülke ekonomisine katkı
sunalım. Ama maalesef çıkarılacak madenlerle yıllık raporlarında 200 bin ton
konsantre malzemeyi yurt dışına çıkaracağız, diyorlar. Yurtdışında işlenecek.
Yurt dışına giden mal hiçbir zaman gelmez çünkü emperyalist ülkeler Afrika'da
da bunun aynısını yaptılar.
Bizim
için önemli olan öncelikle yaşam hakkımız Ne zaman teknoloji değişirse ne zaman
bu tesisler buraya kurulur da çevreye ve doğaya zarar vermeden çıkarsa o zaman
ülke ekonomisine katkı sunacağına inanırız. Çünkü meclis tutanaklarında
yazıyor. Anagold firması 5 yılda çıkardığı maden 5.5 milyar dolarlık maden
çıkarmış. Ülke bütçesine 104 milyon dolar katkı sunmuş. Bunu ben demiyorum Meclis
tutanakları diyor. Bunun içinde hep birlikte Meclis tutanaklarını
incelediğimizde Devletin birimlerine baktığımızda Meclis’ten tutun da diğer
birimlere ülke ekonomisine bir katkı olmadığı bir gerçeği var.
Vahşi
madenciliği biz bu bölgemizde istemiyoruz. Ve burada da hep birlikte Kırşehir
halkı olarak yerel halk olarak burada tarım bitecek, Seyfe Gölü susuz kalacak.
Bu bölge tarım ve hayvancılığın merkezi. Malya Ovası, Körpınar, Çimeli ve Seyfe
Gölü tarafındaki 300 bin hayvanın susuz kalacağı bir gerçek var. Şu anda zaten Tarım
İl Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı zaten burada susuzluktan dolayı mandıra
yapımını yasakladı. Bunu da çıkarırsak Kırşehir susuz kalacak, bu madenin ülke
ekonomisine katkı sunacaksa buyurun beraber çıkaralım. Ama maalesef bu
yalanlarla bu tozpembe tablolara biz inanmıyoruz. Bundan dolayı da yöre
halkayla genel başkan yardımcılarımızla, milletvekilimizle, il başkanımızla,
halkımızla bu mücadeleye devam edeceğiz.”
Madencilik yapılması planlanan alanlarda vatandaşlarla
bir araya gelen Rızvanoğlu, saha ziyaretlerinin ardından Belediye Başkanı
Selahattin Ekicioğlu ve CHP milletvekili Metin İlhan, siyasi parti, çevre
örgütleri ve STK temsilcileri ile birlikte Kırşehir Kent Konseyi’ndeki
bilgilendirme toplantısına katıldı.
Kırşehir Kent Konseyi’ndeki toplantının ardından ise
Cacabey Meydanı’na geçilerek bir basın açıklaması yapıldı. Rızvanoğlu
açıklamasında, Kırşehir’e saha incelemesi ve yerel paydaşlarla görüşme amacıyla
geldiklerini belirterek, Belediye, Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşlarıyla
görüşmeler yaptıklarını, Seyfe Gölü ile ruhsat alanını yerinde incelediklerini
ve yöre halkıyla istişare ettiklerini söyledi. Projenin hayata geçirilmesi
halinde bölge halkının geçim kaynaklarının olumsuz etkilenebileceğini
vurgulayan Rızvanoğlu, bunun “yalnızca toprağa değil; tarıma, suya,
hayvancılığa ve yaşamın bütününe yönelen bir süreç” olacağını söyledi.
Kırşehir’de yürütülen yerel mücadelenin önemine vurgu
yapan Rızvanoğlu, Kırşehir Belediyesi’nin hukuki süreçleri yakından takip
ettiğini, milletvekilleri ve sivil toplumun konuyu gündemde tuttuklarına da
işaret etti.
Konuşmasında “Bu madeni istemiyoruz” diyen Rızvanoğlu,
sürecin bilimsel veriler, hukuk ve kamu yararı temelinde değerlendirilmesi
gerektiğini kaydederek, mücadeleden geri adım atmayacaklarını söyledi.